Ebedi Takvim






Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Akçay ve Anadolu caddelerine yeni üstgeçitler geliyor

11 Temmuz 2013 Perşembe

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Anadolu ve Akçay caddeleri üzerinde yürüyen merdivenli-asansörlü yeni yaya üst geçitleri yapmak için iki ihaleye daha çıkıyor. Ayrıca 7 üst geçit için proje çalışmalarını sürdüren Büyükşehir, böylece kentteki konforlu üst geçit sayısını 23’e yükseltecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin ana arterlerinde gerekli olan noktalara asansörlü- yürüyen merdivenli yaya üst geçitleri kazandırmak için çalışmalarını hızlı bir şekilde sürdürüyor. Daha önce Anadolu Caddesi’nde 9, Gaziemir Akçay Caddesi’nde de 4 adet yürüyen merdivenli-asansörlü yaya üst geçidini hizmete alarak bu arterlerde güvenli ve konforlu geçiş sağlayan Büyükşehir Belediyesi, Anadolu Caddesi üzerindeki 9, Gaziemir Akçay Caddesi üzerinde ise 1 noktaya daha yaya üst geçidi kurabilmek için harekete geçti. Bu kapsamda Gaziemir Akçay Caddesi üzerindeki 698 Sokağa yürüyen merdivenli-asansörlü yaya üst geçidi yapmak için 12 Temmuz’da (yarın), Anadolu Caddesi üzerinde Ulukent Köprülü Kavşağı’na yakın bölgeler olan Ulukent İzban İstasyonu ile Egekent 2 İstasyonu bağlantılı iki adet yürüyen merdivenli-asansörlü yaya üst geçidi için de 17 Temmuz’da ihale gerçekleştirilecek.

Anadolu Caddesi’nde 7 tane daha
İzmir Büyükşehir Belediyesi, ihaleye çıkacak bu yeni geçitlerin dışında, Karşıyaka Jandarma önü ile Menemen Jandarma durağı bölgesine 2 tane daha yaya üst geçidi yapacak. Yine Anadolu Caddesi’ndeki Hasan Demirel üst geçidi ile 80. Yıl İlköğretim Okulu önü, Çiğli Belediyesi önü, Karşıyaka Anadolu Lise önü ve Karşıyaka Pazaryeri olmak üzere toplam 5 noktadaki eski üst geçitlerin yerine yürüyen merdivenli- asansörlü yaya üst geçitleri yapılarak karşıdan karşıya geçişler güven ve konforlu hale getirilecek. Bu 7 üst geçidin proje çalışmaları sürüyor.

Yaya üst geçitlerindeki asansörler, özellikle engelli vatandaşların ve yaşlıların güvenle ve rahatlıkla karşıdan karşıya geçişlerine yardımcı olmak amacıyla hazırlandı.

Yeni geçit sayısı 23’e çıkıyor
Daha önce Anadolu Caddesi üzerinde Girne Kavşağı, Karşıyaka Devlet Hastanesi önü, Balatçı, Soğukkuyu, Çiğli (Eski İtfaiye Kavşağı), Maltepe Caddesi çıkışı, 8752 Sokak (Büyük Çiğli Geçidi’nin Harmandalı istikametine çıkış noktası), 8703 Sokak çıkışı ve Balatçık Sağlık Ocağı (8708 Sokak çıkışı) noktalarında inşa edilerek hizmete alınan 9 adet üst geçit ile Gaziemir Akçay caddesi üzerinde oluşturulan 4 adet yaya üst geçidinin ardından, yeni yapılacak 10 adet üst geçitle birlikte, metro sistemi hariç kentteki yürüyen merdivenli-asansörlü yaya üst geçidi sayısı 23’e yükselecek.



Devamını görmek için tıklayınız ! Akçay ve Anadolu caddelerine yeni üstgeçitler geliyor

Kuş Cenneti Balık Cenneti de Olacak...

11 Şubat 2013 Pazartesi


Kuş Cenneti Balık Cenneti de Olacak...

08.02.2013
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, zorlu bir çalışmayla yok olma tehlikesinden kurtardıkları Homa Dalyanı’nda kanalları derinleştirerek yeni balık türleri üretmek istediklerini açıkladı. Proje, bölgede su sirkülasyonuyla birlikte körfezdeki balık varlığının artmasını da hedefliyor.

 

Aynı zamanda İzmir Kuş Cenneti’ni Koruma ve Geliştirme Birliği’nin (İZKUŞ) Başkanı da olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yok olma tehlikesi altındayken kurtarılan Homa Dalyanı’nda şimdi de balık üretimini artırmak için çalışmalar yürüttüklerini açıkladı. İZKUŞ’un Meclis toplantısında konuşan Başkan Kocaoğlu, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin girişimiyle harekete geçtiklerini hatırlatarak, “Dalyan’da meydana gelen sığlaşmadan dolayı balık üretimi o bölgede hemen hemen yok olmuş durumda. Biz de öncelikli olarak yok olma tehlikesi altındaki dalyanı çevreleyip koruma altına aldık. Deniz ile dalyan arasında sular altında kalmaya başlayan seti güçlendirdik ve kıyıdan içeriye kadar uzanan yolu da düzenleyerek Homa Dalyanı’nı kurtardık. Şimdi dalyanı kanallarla derinleştirerek buraya balık üreme özelliğini yeniden kazandırmak istiyoruz” dedi. Başkan Aziz Kocaoğlu, kanal sayesinde su sirkülasyonunun artacağını ve balıkların yaz-kış üreme alanı bulabileceklerini, balık popülasyonu için yapılacak bu çalışmaların “Büyük Körfez” projesi ile de örtüşeceğini vurguladı.

 

İzmir Kuş Cenneti’nde yer alan Homa Dalyanı’nın, çalışmalar sonucunda kurtarıldığını kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı, “Bizim koruma anlayışımız genelde ‘dokunmama’ üzerine kurulmuş. Ama eğer dokunmazsak, Körfez Yeni Kale’ye doğru dolacak. Antik çağdaki Efes’i gibi olacak” şeklinde konuştu. ÇED aşamasında olan “Büyük Körfez” projesi sayesinde İzmir’in Körfez ve Liman Kenti olma özelliklerinin sürdürüleceğini bildiren Başkan Aziz Kocaoğlu, “Önümüzdeki yıllarda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Kuş Birliği’nin, İzmir Valiliği’nin İzmir için, doğa için ne yaptığını toplum daha da iyi algılayacaktır” dedi.

 

Kaynak İzsu

Devamını görmek için tıklayınız !Kuş Cenneti Balık Cenneti de Olacak...

Körfez Rehabilitasyon Projesinde İşbirliği

6 Aralık 2012 Perşembe


Körfez Rehabilitasyon Projesinde İşbirliği

05.12.2012
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, TCDD ile işbirliği yaptıkları Rehabilitasyon Projesi ile körfezde hayatı geri döndüreceklerini söyledi. Başkan Kocaoğlu, “Bu çalışma, körfezin devamlılığı için şart. Çıkarılacak 18-20 milyon metreküp çamurun yarıya yakını 1. sınıf kum, geri kalanı da 1. sınıf alüvyon topraktır. İçinde kirlilik yoktur, sadece tuz vardır” dedi. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman da “Bütün hedefimiz İzmir’e katkıda bulunmaktır” şeklinde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün ortak girişimiyle hayata geçirilmesi planlanan “İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi”nde gelinen son nokta, kamuoyuna tanıtıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman da katıldığı toplantıda, İzmir Körfezi’nin temizlenerek yeniden yüzülebilir hale getirilmesi ve Liman’ın 3. nesil gemilere açılarak ticaret hacminin artırılması amacıyla yapılan çalışmalar hakkında bilgi verildi. Toplantıda çıkarılacak tarama kumunun ağır metal içermediği konusunda bilimsel raporlar bulunduğu belirtilerek çıkan malzemenin ise iddiaların aksine flamingoların yaşam alanlarına değil, İZSU’ya ait arıtma arazine döküleceği açıklandı.

“Körfez doluyor, müdahale şart”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yüzülebilir Körfez hedefi doğrultusundaki çalışmaların yaklaşık 7 yıl önce başladığını belirterek, “Bu proje akşam yatıp, sabah kalkıp ‘şu Körfez’de yüzelim’ denen bir proje değildir. Bir çok bilimsel araştırma sonucunda oluşan proje taslağının Sayın Ulaştırma Bakanı’na sunulmasının ardından, liman ayağında TCDD, sirkülasyon ayağında İZSU ile birlikte çalışmalara başlandı. Ortak bir proje ihalesine çıkıldı. Proje belirli bir aşamaya geldi. Gereken bütün bilimsel araştırmalar yapıldı”  diye konuştu. Başkan Aziz Kocaoğlu, 1830’lardan itibaren Gediz Nehri’nin yatağının Körfez’i doldurması nedeniyle 7 kez değiştirildiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
“Emiralem Ovası’ndan tutun Manisa Ovası’na kadar olan bölge, Gediz alüvyonlarından oluşmuştur. Akış devam etmektedir ve Körfez giderek dolma tehlikesi altındadır. Eğer erozyonu kesemiyorsanız, Körfez’i yaşatmak için mutlaka fiziki müdahale ile korumak zorundasınız. Körfez sürekli doluyor. Ragıppaşa Dalyanı’ndan kıyıya kadar olan kısım 1880’den bu tarafa 700-800 metre dolmuş. Mutlaka müdahale ederek Körfez’i korumak zorundayız. İzmir’in ticari lojistik üssü olmasının 1. şartı Körfeze 3. nesil gemilerin girmesidir.”


“Flamingo adasını aynı malzemeden yaptık”
Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yapılan araştırmalara göre tarama sonucu çıkarılacak malzemenin 2 gruba ayrıldığını belirterek, “Çıkarılacak 18-20 milyon metreküp çamurun yarıya yakını 1. sınıf kum, geri kalanı da 1. sınıf alüvyon topraktır. İçinde kirlilik yoktur, sadece tuz vardır. Tüm dünyada deniz kumunu tuzdan arındırarak inşaatlarda kullanmak için bu işlem yapılmaktadır. Bu iki malzeme de ekonomik değeri olan malzemedir. Bu arazide kalma ihtimali çok zayıftır. Sadece Harmandalı’nı rehabilite etmemiz için 2 milyon metreküp toprak lazımdır” dedi.
Başkan Kocaoğlu, bölgede canlılığın bozulacağı gibi iddiaları mutlaka konunun uzmanlarının yanıtlaması gerektiğini, ancak Kuş Cenneti’nde Körfez’den çıkan aynı malzemeyle yaptıkları suni flamingo adasının, Kurul’dan geçtiğini söyledi. Körfez’e 16 dereden sürekli alüvyon geldiğini ve bu çalışmaların Körfez’in hayatiyeti için bir zorunluluk olduğunu da ifade eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, “Baltık Denizi kıyısındaki benzer çalışmalar asırlardan beri yapılmaktadır. Biz doğayı bozalım diye iş yapmıyoruz. Bu çevre konusundaki yatırımlarıyla İzmir’i dünyada taçlandıracak bir projedir. İzmir Körfezi’ni 70 yıl önceki durumuna taşıyarak dünyadaki bilinirliğini artıracak en büyük enstrümana ulaşmak istiyoruz” diye konuştu.

“Korumazsak ne dalyan kalır, ne canlı”
Ekiplerini kurduklarını ve kazıcı gemisi alarak hazırlıklarını tamamladıklarını belirten Başkan Kocaoğlu, ÇED Raporu çıkar çıkmaz çalışmalara başlayabilecek durumda olduklarını kaydetti. Habitat alanı olarak bir çok bölgenin değerlendirilebileceğini söyleyen Başkan Aziz Kocaoğlu, şöyle devam etti:
“İsteğimiz, bu projeye bütün arkadaşlarımızın A’dan Z’ye destek vermesidir. Bozmak için iş yapmıyoruz. Ne TCDD’nin, ne bizim, ne İZSU’nun böyle bir niyeti olmayacağı herkesin malumudur. İzmir’i kalkındırmak, çocuklarımızı, torunlarımızı Körfez’de yüzdürmek istiyoruz. Biz burada bir bozulma olacağına değil, tam tersi Körfez’de hayatın geri döneceğine inanıyoruz. 8,5 milyon liraya Homa Dalyanı’nın yolunu yaptık. 20 bin kamyon taş taşıdık. Korumazsak, bakımını yapmazsak ne dalyan kalır, ne canlı kalır.”

Karaman: “İzmir’in kaybı 4 milyar dolar”
TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ise İzmir Limanı’nın dünyanın sayılı limanları arasına girmesi için yatırım kararı aldıklarını ve Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle çalışmalara başladıklarını belirterek, “Bütün hedefimiz İzmir’de hem yolcu limanı hem de yük limanın birlikte verimli bir şekilde çalışarak İzmir’e katkıda bulunmasıdır” diye konuştu.
Kanal taraması çalışmalarının İzmir Limanı’na 2. ve 3. nesil gemilerin gelebilmesi için önemli olduğunu vurgulayan Karaman, “İzmir Körfezi’nin temizlenmesi için de bir kanal olması gerekiyor. Ulaştırma Bakanımızın da talimatıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bir protokol imzaladık. Üniversite ile birlikte ÇED raporu almak üzere çalışma başlattık. 2 ay önce sivil toplum kuruluşları ile bir toplantı yaparak bilgi verdik. Çevreye hiçbir zarar vermeyecek bir proje üzerinde çalışıyoruz. Şu ana kadar da herhangi bir sıkıntı yok” dedi. 

Toplam yatırımın 300 milyon dolar civarında olacağını söyleyen Karaman, bu çalışmaların gerçekleşmemesi nedeniyle İzmir’in ekonomik kaybı 4 milyar Dolar’a ulaştığını söyledi.

17 metreye kadar ağır metale rastlanmadı
Toplantıya yüklenici firma Yüksel Proje adına katılan ÇED Proje Yöneticisi Işıkhan Güler, yapılan çalışmanın bir çevre projesi olduğunu ve denizi ile barışık bir İzmir hedeflendiğini dile getirdi. Proje kapsamındaki süreçlerden ve yapılan çalışmalardan bahseden Güler, Türkiye’de ilk kez bir yerel yönetim ile merkezin hükümetin ortak bir çevre projesi gerçekleştirdiğini söyledi. Güler, ÇED konusunda ciddi çalışmalar yapıldığını belirterek, şunları kaydetti:
“Rehabilitasyon Projesi kapsamında iki ayrı kanal var. Birincisi gemiler için, ikincisi akıntıyı sağlamak için. Tarama sonrası çıkarılacak kum, oluşturulacak yapay kumsallar açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Laboratuvar çalışmalarımızı bitirdik. Buradaki malzemenin tehlikesiz atık sınıfında olduğu laboratuvar çalışmalarından elde edildi. Bu bizim için en önemli unsurlardan bir tanesi ki, burada kirli malzeme ile karşılaşmadık. Çevreye zarar vermeyecek şekilde tarama yöntemleri üzerinde duruyoruz. Gelişen son teknolojiler doğrultusunda minimum düzeyde taramalar yapılacak. İzmir’in en büyük avantajı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bir tarama ekipmanı almasıdır. İzmir bu konuda Türkiye’de en şanslı kentlerden biri.” 

ÇED Proje Yöneticisi Işıkhan Güler, çıkan malzemenin temiz olmasının büyük bir avantaj olduğunu yineleyerek, bu malzemenin habitat alanları oluşturulması ve özelliğini yitirenlerin yeniden oluşturulmasında, su ürünleri yetiştiriciliğinde ve tarım alanlarında, ya da yapı malzemesi olarak kullanılabileceğini söyledi. Sudan itibaren 17 metreye kadar malzemeden örnekler alındığını ve ağır metale rastlanmadığını açıklayan Güler, çıkan tarama malzemesinin habitat alanlarının restorasyonunda kullanılması konusunda İngiltere, Finlandiya, Belçika ve Amerika’da başarılı örnekler bulunduğunu görsel sunumlar eşliğinde anlattı.

“İZSU arazisi kullanılacak”
Işıkhan Güler, İZSU’ya ait Büyük Kanal Atıksu Arıtma Tesisi’ne ait arazinin bulunduğu bölgede hem habitatın yeniden kazanılması hem de buradan çıkan malzemelerin tarıma kazandırılmasının düşünüldüğünü belirterek, yapılan başvuru üzerine 14 Kasım’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ÇED Özel Formatı alındığını da açıkladı. Güler, bu konuda danıştıkları yabancı uzmanların da ilk defa bir yerel yönetimin çevre projesine bu kadar önem verdiği yönünde görüş belirttiklerini de dinleyicilerle paylaştı.


Büyükşehir Belediyesi Körfez için neler yapıyor?

İZSU Genel Müdürlüğü, Körfez’in kuzey aksında 8 metre derinliğe ulaşacak kadar yaklaşık 13 kilometre uzunluğunda 250 metre eninde (Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Deresi açıklarından Tuzla kıyı hattına kadar olan bölümde) olacak bir sirkülasyon kanalı açacak. Orta körfezden gelen su böylelikle güney körfeze girecek ve kuzeyden döngü ile çıkarak körfeze temiz su girdisini artıracak hem de sağlanacak sirkülasyon, körfezdeki ekolojik kalitenin korunmasını ve iyileştirilmesini sağlayacak.

Körfezden saatte 800 ton çamur çıkarılacak
Körfez’e akan dere ağızlarının temizlenmesi, Körfez’in kuzeyinde bir sirkülasyon kanalı açılması ve Körfez tabanındaki malzemelerin temizlenmesi için 9.3 milyon liralık yatırımla kazıcı-emici ve destek tipi olmak üzere 2 yeni gemi alımı yapıldı. İzmir Körfezi’nde hizmet vermeye başlayan gemiler, 14 metre derinliği tarayabiliyor ve saatte 800 ton çamuru 1-2 km uzaklığa aktarabiliyor.

Arıtmaların çamuru tarım toprağı olacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Çamur Çürütme ve Kurutma Tesisi ile Türkiye’nin en önemli çevre projelerinden birine daha imza atarak yapım sürecine başlanıldı. Yaklaşık 61.5 milyon liraya mal olacak tesiste Çiğli’nin yanı sıra Aliağa, Foça, Menemen, Kemalpaşa, Güneybatı, Urla, Seferihisar, Ayrancılar-Yazıbaşı, Torbalı, Havza ve Bayındır atıksu arıtma tesisleriyle 2013 yılında hizmete girecek Doğanbey-Ürkmez ve Özdere-Gümüldür atıksu arıtma tesislerinde oluşan arıtma çamurları da bertaraf edilecek. Tesis hizmete girdiğinde, diğer arıtma tesisleriyle birlikte günlük 800 tona oluşan çamur miktarı yaklaşık 6 kat azaltılarak 120 tona düşürülecek. Ayrıca yüzde 90 oranında kurutulmuş hale getirilen çamurlar “toprak iyileştirici” olarak yeşil alanlarda, arazi rehabilitasyonunda ve tarım alanlarında veya ek yakıt olarak çimento fabrikalarında kullanılabilecek.

Çiğli arıtmanın kapasitesi artıyor
İZSU Genel Müdürlüğü, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde 4. faz arıtma ünitelerinin projesini tamamladı.  İzmir Körfezi’nin hayata dönüşünü sağlayan Büyük Kanal Projesi kapsamında 2000 yılında hizmete giren Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde halen işletmedeki 3 faz arıtma ünitelerine ek olarak saniyede 2.5 metreküp atıksu arıtma kapasiteli 4. faz yapımına 2013 yılında başlanacak.  Mevcut arıtma tesisine eklenecek bir yeni hatla, halen günde 604 bin 800 metreküp olan arıtma kapasitesi, günde 216 bin metreküp artırılarak 820 bin 800 metreküpe ulaşacak.

Dere ağızları temizleniyor

Körfez’deki birikimi azaltmak ve su sirkülasyonunu artırmak amacıyla Körfez’in kuzey kıyılarında yer alan ve uzunluğu 7 kilometreye ulaşan Ragıppaşa Dalyanı’nın deniz yüzeyinde kalan duvarlarının yıkımı 2000 yılında yapıldı. Hem bu yıkım hem de körfezin kuzey kıyılarına boşalan dere ağızlarında yapılan taramalarla Körfez’deki su akıntılarının etkinliği artırıldı. 2010 yılında imzalanan ve devam eden protokol kapsamında DLH’nın tarama gemisi ile bugüne kadar dere ağızları ve Ragıp Paşa Dalyanı’nda olmak üzere toplam 1 milyon 16 bin  100 metreküp malzeme deniz tabanından çıkarılarak deniz suyunda sirkülasyon artışı sağlandı.

Büyükşehir, Körfez’e “istasyon” kuruyor
DEÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü ile yeni bir protokol daha imzalayan İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü;  Karaburun,  Foça, Konak ve Güzelbahçe kıyılarına “otomatik meteorolojik ölçüm istasyonları” ile deniz tabanına “akıntı ölçüm cihazları” yerleştiriyor. Sona yaklaşan çalışma, Körfez hakkında bilimsel verilere ulaşılmasını sağlayacak.
Protokol kapsamında, Körfez kıyılarında belirlenen noktalara “otomatik meteorolojik ölçüm istasyonları” kurulması çalışmalarında sona gelindi. Ayrıca denizin 40 – 50 metre tabanına “akıntı ölçüm cihazları” yerleştirilerek, deniz seviyesi ve yüzey suyu sıcaklığı/tuzluluğu, rüzgarın hızı / yönü ve hava basıncı / sıcaklığı gibi veriler “dakika ölçeğinde anında” net olarak alınacak. “Akustik akıntı ölçüm cihazları” ile su seviyesi, dalga yüksekliği ve akıntı ölçümü gerçekleştirilecek. Akıntıların zaman ve mekan içinde incelenmesi ve aylık / mevsimsel değişimleri de yine bu araştırma ile tespit edilecek. Ayrıca Körfez’e dere kaynaklarından katı madde (sediment) taşınım özellikleri ve miktarları da yine bu çalışmayla ortaya konacak. 
Devamını görmek için tıklayınız !Körfez Rehabilitasyon Projesinde İşbirliği

Torbalı'ya “raylı sistem” müjdesi

2 Eylül 2012 Pazar


Torbalı'ya “raylı sistem” müjdesi


Büyükşehir Belediyesi, Aliağa-Menderes Banliyösü'nü Torbalı'ya uzatacak 30 kilometrelik ilave hat üzerindeki istasyonlar için yapım ihalesi gerçekleştirdi.


Büyükşehir Belediyesi, Aliağa-Menderes Banliyösü'nü Torbalı'ya uzatacak 30 kilometrelik ilave hat üzerindeki Develi, Tekeli ve Pancar istasyonları için yapım ihalesi gerçekleştirdi. İstasyonlar yaya altgeçitli, asansörlü ve yürüyen merdivenli olacak.
Büyükşehir Belediyesi ile TCDD ortaklığında gerçekleştirilen Aliağa-Menderes Banliyö Sistemi'nin Torbalı'ya kadar uzatılması için çalışmalar hızla sürüyor. TCDD ile imzalanan protokol gereği yaklaşık 30 kilometrelik ilave hat üzerindeki 5 istasyon ve 7 karayolu üstgeçidi için projelerini tamamlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, etap etap yapım ihalelerini gerçekleştiriyor. Temmuz ayında hat üzerindeki toplam 5 istasyondan Torbalı ve Tepeköy istasyonlarının ihalesini gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi, 31 Ağustos 2012 tarihinde de Develi, Tekeli ve Pancar istasyonları için ihale yaptı. İhalenin sonuçlandırılıp yer tesliminin yapılmasının ardından, istasyonların yapımı 16 ayda tamamlanacak. İstasyonlar 210 metre boyunda, alt bilet hollü, yaya altgeçitli, asansör ve yürüyen merdivenli olarak projelendirildi. İhaleye altı firma teklif verdi.
Kısa sürede İzmirlilerin vazgeçilmez toplu ulaşım hattı haline gelen Aliağa-Menderes Banliyö sistemi olan İZBAN'a yapılacak ilave hat kapsamında, Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumaovası İstasyonu'ndan sonra Develi, Tekeli, Pancar, Torbalı ve Tepeköy'de olmak üzere toplam 5 istasyon yapılacak. Ayrıca Menderes Gölcükler'de karayolu üstgeçidi, Cumaovası'nda kısmi altgeçidi, Develi'de karayolu üstgeçidi, Tekeli'de karayolu üstgeçidi, Pancar'da karayolu üstgeçidi, Torbalı Kuşcuburnu'nda karayolu üstgeçidi, Torbalı'da karayolu üstgeçidi ve Tepeköy'de karayolu üstgeçidi inşa edilecek. Yine Tepeköy'de vatandaşların karşıdan karşıya güvenli bir şekilde geçişlerini sağlamak üzere asansörlü ve yürüyen merdivenli yaya üstgeçidinin yapımı gerçekleştirilecek.
Büyükşehir Belediyesi'nin TCDD ile yaptığı protokole göre, istasyon yapımları ve karayolu alt-üstgeçitleri İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilirken, Cumaovası'ndan Torbalı'ya kadar mevcut tek hat demiryolu ise TCDD tarafından çift hatta çıkarılacak. Hattın koruma duvarlarının yapımı, sinyalizasyon ve elektrifikasyon sistemlerinin Aliağa-Cumaovası hattına uyumlu bir şekilde Torbalı Tepeköy'e kadar uzatılması yine TCDD tarafından yapılacak. İlave hattın devreye girmesiyle Aliağa'dan ve kent merkezinden binen yolcular Torbalı'ya kadar güvenli, hızlı, kesintisiz ve konforlu yolculuk olanağına kavuşacak. Selçuk, Bayındır, Tire ve Ödemiş yolcuları da Torbalı'dan itibaren İzmir merkezine ve oradan da Aliağa'ya kadar raylı sistem ile yolculuk yapabilecek.

Devamını görmek için tıklayınız !Torbalı'ya “raylı sistem” müjdesi

Çeşmelerden Akan Su Gönül Rahatlıyla İçilebilir

5 Ağustos 2012 Pazar


Çeşmelerden Akan Su Gönül Rahatlıyla İçilebilir

01.08.2012
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’de çeşmelerden akan suların mutlaka arıtmadan geçirildiğini hatırlatarak vatandaşların bu suyu gönül rahatlığıyla içebileceğini  söyledi.
Son günlerde damacana sularda ortaya çıkan kirlilik tartışması üzerine bir açıklama yapan Başkan Aziz Kocaoğlu, İzmir’in şebeke suyunun, İnsanı Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmeliğin belirlemiş olduğu standartların çok üzerinde, temiz ve sağlıklı olduğunu kaydetti.


İzmir’de şebekeye verilen yeraltı ve yerüstü sularının mutlaka içme suyu arıtma tesislerinden geçirildiğinin altını çizen Başkan Kocaoğlu şöyle devam etti:
“Kuzeyde ağırlıklı olarak kuyularımız, güneyde de barajlarımız var. Tahtalı Barajı’ndan temin ettiğimiz suyu Görece İçme Suyu Arıtma Tesisi’nden geçiriyoruz. Gördes’ten gelen su Sarıkız, Balçova’dan gelen su da Balçova İçme Suyu Arıtma Tesisi’nde arıtılıyor. Kuzeydeki kuyu sularımız ise Çullu, Menemen ve Halkapınar arıtma tesislerinden geçiriliyor. Ayrıca  değerlerinde değişimler gözlediğimiz köylerimiz için de 16 adet paket arıtma tesis yaptık. İl Sağlık Müdürlüğü ekipleriyle birlikte, 21 ilçe ve 167 köydeki 303 noktadan numune alımları yaparak sonuçlarını internette yayınlıyoruz. Kente saniyede ortalama 5.500 litre su veriyoruz ve tüm sularımız temiz ve sağlıklı. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla şebeke suyundan su içebilir.”
Devamını görmek için tıklayınız !Çeşmelerden Akan Su Gönül Rahatlıyla İçilebilir

Homa Dalyanı'nın Kurtulmasıyla Körfeze Balık Akacak


31.07.2012
İzmir’in son dalyanı olan Homa Dalyanı’nı yaklaşık 10 bin kamyon taş ile güçlendiren Büyükşehir Belediyesi, körfezdeki balık sirkülasyonun artmasında da çok önemli bir adım attı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, deniz suyunun karışması nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan İzmir’in beşinci ve son dalyanı Homa Dalyanı’nın çevresini setlerle güçlendirerek koruma altına aldı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin girişimiyle harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı yatırımla yok olma tehlikesinden kurtarılan dalyan, şimdi yeniden balıkların üreme merkezi olacak.


İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ege Üniversitesi proje yaparak Kurul’dan onay aldı ve onun üzerine bu çalışmayı yaptık. Dalyan için yaklaşık 10 bin kamyon taş ve malzeme getirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şantiye imkanları ile yapılan bu çalışmanın işçiliğiyle birlikte bize şu anki maliyeti 8.5 milyon TL. ‘Deniz buraya girsin, dalyanın duvarı yıkılsın’ demek ayrı bir bakış, ayrı bir görüş. ‘Buraya bu kadar para harcanır mı?’ demek ayrı bir görüş, ayrı bir bakış. Ama biz son kalan dalyanı ve Kuş Cenneti’ni korumak için bu yatırımı seve seve yaptık. Bir taraftan İzmir Körfezi’nin temizlenmesi, bir taraftan salınan balıkların orada yaşam alanı bulması, suyun oksijeninin ve kalitesinin artması. Dokuz Eylül Deniz Bilimleri ve Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile birlikte yaptığımız çalışmaların hepsini toparladığımızda, ortaya çıkan körfezin korunması, yaşaması, limanın büyütülmesi. Bunların hepsi, birlikte yaptığımız bu projeler tamamlanarak gerçekleşecek. Homa Dalyanı’nın korunması da; çevre yatırımları, çevrenin korunması ve yaşamın sürdürülmesi ile ilgili yaptığı çalışmalarla dünyada adından söz ettirmek hedefi olan İzmir’in önemli proje ayaklarından bir tanesidir” dedi.


Başkan’a minnettarız
İzmir’in son dalyanının kurtarılmasının çevre adına çok büyük bir yatırım olduğunu söyleyen Ege Üniversitesi Su ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Önen ise, İzmir Körfezi’nin balıklanma alanı olmasını sağlayacağız. Bunun için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na teşekkür ediyoruz” dedi.
Devamını görmek için tıklayınız !Homa Dalyanı'nın Kurtulmasıyla Körfeze Balık Akacak

Meltem de Denize İndi

13 Temmuz 2012 Cuma

13.07.2012
Tuzla tersanelerinde yapılan “İmbat” adlı römorkörden sonra kesici-emici tarama gemisi “Meltem” de Levent Marina’da suya indi. 14 metre derinliği tarayabilecek ve saatte 4 bin ton kapasiteyle çalışacak Meltem, açacağı sirkülasyon kanalıyla “yüzülebilir körfez” hedefindeki önemli aktörlerden biri olacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Büyük Körfez Projesi’nin en önemli adımlarından birini daha atarak deniz dibindeki ve dere ağızlarındaki çamuru temizleyecek kesici-emici tarama gemisini de Levent Marina tesislerinde denize indirdi. “Meltem İzmir” adı verilen gemi, Çiğli Ata Sanayi’ndeki üretim aşamasından sonra TIR’larla Levent Marina’ya getirildi ve her bir parçası kıyıda monte edildikten sonra adım adım denize indirildi. İZSU Genel Müdürlüğü yetkilileri, her bir iç ekipmanın tek tek teste tabi tutulacağını ve tarama gemisinin bir haftalık sürecin ardından İZSU’ya teslim edileceğini bildirdi. “İmbat İzmir” adını alan römorkör de İstanbul Tuzla Tersaneleri’nde yapımı tamamlandıktan sonra geçtiğimiz hafta İzmir’e getirilmişti.




“Körfezi kısa sürede temizleyeceğiz”
Büyük Körfez Projesi kapsamında yürütülen kapsamlı çalışmaların en önemlilerden birinin ekipman alımı olduğunu söyleyen İZSU Genel Müdür Yardımcısı Gülay Demircioğlu, “Şu an römorkörümüz denizde. Kazıcı emici tip gemimiz de denize indirildi. Böylelikle körfezde, dere ağızlarında ve sığ olan noktalarda sirkülasyon kanalının açılması çalışmalarını gerçekleştireceğiz. Halen ÇED çalışmalarını yürütüyoruz. Alacağımız izinler ve onaylar sonrasında kendi gemilerimizle daha hızlı,  seri ve programlı bir şekilde çalışmalarımızı yürüteceğiz. Amaçlarımız ve hedeflerimize daha kısa sürede ulaşacağız” dedi.

Türkiye’de bir ilk
D.E.Ü. Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve aynı zamanda İZSU Yönetim Kurulu Üyesi olan Doç. Dr. Gökdeniz Neşer, böyle bir çalışmanın koordinasyonunda yer almaktan büyük mutluluk duyduğunu, “Meltem İzmir” in Türkiye’de bir ilk olduğunu söyleyen Neşer, “Tarama gemileri ülkemizin tersanelerinde yapılıyor ama bu teknolojiyi kullanarak yapılan Türkiye’deki ilk gemidir. Bu gemiyi biz Türkiye’de bu alandaki gelişmelerin bir fitilleyicisi olarak da görüyoruz. Saatte 4 bin metreküp sulu madde kapasiteli kesici-emici tip tarama gemimiz, diğer tarama gemilerinin günlük sekiz saat çalıştığını düşünürsek, 8 kat daha hızlı. Bu anlamda Meltem İzmir’in ‘Yüzülebilir Körfez’ hedefinin en önemli emekçilerinden biri olacağını düşünüyorum” diye konuştu.



Geminin özellikleri
KDV hariç 5 milyon 850 bin liralık yatırımla bir Türk firmasına yaptırılan tarama gemisi Meltem, 14 metre derinliği tarayabilecek. Geminin maksimum katı madde taşıma kapasitesi saatte 800 ton, yüzde 20 oranında katı madde içerdiğinde de saatte 4 bin ton olacak. İZSU, halen DLH tekneleri ile yapılan tarama çalışmalarında günde sadece 1000 metreküp civarında tarama yapabiliyor.

Kesici-emici tarama gemisine lojistik destek sağlayacak römorkör İmbat ise, tarama gemisinin çalışma sahasına sevkinde, tarama gemisine ekipman ve personel taşımada, ayrıca İZSU’nun Körfez suyu kalitesinin ölçümü ve takibi ile ilgili yürüttüğü çalışmalarda kullanılacak. KDV hariç 1 milyon 380 bin Euro’ya mal olan yine “yerli üretim” römorkör, minimum yakıt tüketimi ile çalışacak.  römorkör,  14.75 metre boyunda ve 6.40 metre genişliğinde. 10 ton çekme gücüne sahip römorkörün derinliği ise 2.5 metre.
Devamını görmek için tıklayınız !Meltem de Denize İndi

Halkapınar İstasyonu

19 Aralık 2011 Pazartesi


Bülent TURAN yazısı
Kentsel toplu taşıma planlamasında, temel öngörülerden biri; halkın ulaşım araçlarına kolay ve rahat ulaşabilmeleri olmalı. Bu nedenle kent içi toplu ulaşım yatırımları için gerek metro, gerek hafif raylı sistem gerekse de tramvay projeleri hazırlanırken, yaya ulaşım mesafeleri, ulaşım hızı, ulaşım rahatlığı göz önünde bulundurulmalı.
İzmir'de iki adet hafif raylı sistem uygulaması mevcut. Bunlardan ilki, İZMİR METRO adında Bornova'dan Üçyol'a kadar çalışan İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin projesi. Diğeri de, Yine İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Ulaştırma Bakanlığı'nın Aliağa'dan Cumaovası'na kadar çalışan ortak yatırımı olan İZBAN projesi.
Bu iki hat üzerinde çalışan vagonlar, kentin merkezi sayılabilecek bir noktada, HALKAPINAR İstasyonu'nda kesişiyorlar. Daha doğrusu “yan yana teğet geçiyorlar” diyelim. Her iki hat üzerinde seyahat eden yolcular, bu istasyonda aktarma yaparak bir diğer hatta, ayrıca bir ücret ödemeden geçebiliyorlar.
Bu projelerin tasarım aşamasında, ulaşım planlaması aşamasında öngörülememiş olduğunu düşündüğüm bir aktarma istasyonu tasarımı, bugünlerde bu toplu taşım araçlarını kullarak aktarma yapmak isteyen yolculara çeşitli eziyetler çektiriyor.
Birinci problem; istasyona ulaşım problemi. Neredeyse inşaat şantiyelerindeki iş iskelelerine benzer demir basamaklı merdivenlerle, yağmur çamur güneş toz toprak altında yürüyerek (tırmanarak) istasyona zorluklarla ulaşabilmesi sorunu.
Merdivenlerin, gerek basamak gerek rıht gerekse de genişlik ölçüleri ile yapı malzemeleri, bu tür bir kitlesel ulaşım için hiç de uygun değil. Hele de bedensel engelliler için bu istasyona ulaşabilmek imkansız denebilir. Diyelim ki merdivenleri tırmandınız, sonra yeniden aşağaıya inmeniz gerekiyor. Bir nevi çağdışı merdivenli üst köprü gibi.
İkinci problem benzer bir örnek. Diyelim ki havalimanından İZBAN hattını kullanarak geldiniz, HALKAPINAR İstasyonu'nda indiniz ve İZMİR METRO'yu kullanarak KONAK İstasyonu'na gideceksiniz. Yine istasyon içindeki üzeri açık şantiye merdivenine benzer demir basamaklı o ilkel standart dışı merdivenleri tırmanıp, biraz ileride yeniden aşağıya aynı merdivenlerden inmeniz gerekiyor. Bedensel engelliler için asansör de var ancak bu asansörü kullanmak için taa istasyonun öbür ucuna gidip, yukarı çıkıp sonra yeniden kent kartınızı okutup öbür hatta yine asansörle inmeniz gerekiyor.
Ulaşım zorluğunun en somut göstergesi de her gün binlerce kentlinin, istasyonda birbirine öbür hatta nasıl ve nereden gideceğini sorması.
Merdivenlerin hem üstü hem altı hem de yanlarının açık olması, her türlü olumsuz hava koşullarından vatandaşların etkilenmesine yol açıyor. Hem rıhtları boşluklu hem de demir tabanlı olduğu için emniyet açısından da hiç de iyi bir çözüm değil.
“Çözüm nedir?” diye sorduğumuzda, pek çok çözümü anında üretecek bir önerim var:
“EXPO 2020 için Paris'e seyahat eden kentimizin “önde gelen” 50-60 kişisini alıp, bir gün HALKAPINAR İstasyonu'nda bir hattan diğerine aktarma yapmalarını sağlayalım. Bakın o zaman çözüm sayısının ne kadar çok olduğunu göreceksiniz. Her kafadan bir ses çıkacak eminim, eğer ki bir ses çıkmıyorsa, o zaman bana sorun ben size çözümü o zaman söyleyeceğim.

İZMİR İlk Türkçe Gazetesinden alıntı 
Devamını görmek için tıklayınız !Halkapınar İstasyonu

Burası İzmir Egekent 2 Menemen

28 Ekim 2010 Perşembe

Tam 14 yıldır hep aynı çile.Otomobiller,iş yerleri ve insanlar zarar görüyorlar.Sebep altyapı eksikliği.En küçük yağışlardan bile bu vaziyete gelebiliyor buraları.Belediye yetkilileri her yağmurda buraya gelir kanalları açar gider .Oysa çözüm bu değil.Çözüm buraya yeni bir  alt yapı yaparak  biriken yağmur sularını Çanakkale yolunun demir yoluyla birleştiği kanala aktarmaktır.

















 
Eski belediye başkanının yaptırmış olduğu kanal alta ki resimler.
İşte suları taşıyamayan kanal
İki Binanın arasından geçen ve yetersiz kalıp su basmasına sepep olan  kanal.

Devamını görmek için tıklayınız !Burası İzmir Egekent 2 Menemen

Karşıyaka-Mavişehir tramvay hattı projesi bu ay DPT’ye sunulacak

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Geçtiğimiz aylarda toplam uzunluğu 13 kilometreyi bulan Halkapınar-Fahrettin Altay Tramvay Hattı ile yaklaşık 10 kilometre uzunluğundaki Karşıyaka Alaybey-Mavişehir Hattı’nın proje ihalelerini yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi, her iki tramvay projesini de Ağustos ayında Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) onayına sunacak. DPT’nin onay vermesi durumunda yeni alınacak körfez yolcu vapurları gibi tramvay projesi için de bulunması halinde uygun koşullarda dış kredi kullanılabilecek. Ağustos ayında 30-35 kilometre uzunluğundaki tramvay projeleri için DPT’ye onay için başvuruda bulunacaklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yeni yolcu ve arabalı vapur ile tramvay projelerinin Büyükşehir Belediyesi’ne 500 milyon liraya malolacağını söyledi. Projelerin bitmek üzere olduğunu belirten Kocaoğlu, “DPT onayından sonra kaynak bulur bulmaz ihaleye çıkacağız” dedi.


KOORDİNELİ ÇALIŞACAK

TCDD ile ortaklaşa hayata geçirdikleri Aliağa Menderes Hızlı Tren Projesi ile birlikte İzmir’in kent içi toplu ulaşımının A’dan Z’ye değişeceğini, toplam uzunluğu 79 kilometreyi bulan hattın 29 Ekim’de devreye girmesi ile birlikte İzmir’in ulaşımda birinci çağı atlayacağını belirten Başkan Kocaoğlu, “Seneye Haziran ayında Üçyol-Üçkuyular Metrosu’nun devreye girmesi ile birlikte İzmir, ulaşımda ikinci çağı da atlamış olacak. Tramvay projelerinin de devreye girmesi ile birlikte vapur, metro, otobüs ve tramvay, koordineli şekilde çalışacak. İzmir’in toplu ulaşım sorunu kökünden çözülmüş olacak” dedi.

Üçkuyular-Halkapınar Tramvay Hattı’nın sahilden, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nın kara tarafından Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Heykeli’ne kadar geleceğini, buradan Şair Eşref Bulvarı’na geçeceğini ve bu güzergahı izleyerek Şehitler Caddesi’nden Halkapınar’a varacağını belirten Başkan Kocaoğlu, Karşıyaka-Alaybey-Mavişehir hattının ise Yalı Caddesi’ni izleyerek deniz tarafından Mavişehir’de, Aliağa-Menderes Hızlı Tren Projesi için inşa edilen Mavişehir İstasyonu’na ulaşacağını söyledi. Kocaoğlu diğer hattın ise Buca’da hayata geçirileceğini belirterek, Şirinyer Tren İstasyonu’ndan başlayacak olan Buca Şirinyer-Tınaztepe Kampus Hattı’nın Tınaztepe Kampusü’ne ulaşacağını söyledi.

ÜÇ AYRI ATÖLYE

Başkan Kocaoğlu, Halkapınar-Alsancak-Fahrettin Altay Tramvay Hattı’ndaki vagonların bakımının Metro A.Ş’nin Halkapınar’daki atölyelerinde yapılacağını söylerken, “Alaybey-Mavişehir Hattı’ndaki vagonların bakımı hızlı tren kapsamında Çiğli’de inşa edilen tren depolama tesislerinde yapılacak. Buca Şirinyer-Tınaztepe Kampus Hattı’ndaki vagonların bakımı için de Tınaztepe Kampusü içinde bir bakım atölyesi kurulması öngörülüyor” dedi.

Her üç projenin de inşaat ihaleleri, bir terslik olmazsa 2011 yılında yapılacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, seçim vaadleri arasında yer alan tramvay projeleri ucuz maliyetli ve hızlı yapılabilir olması, metro sistemini tamamlayıcı işlevleri, kent dokusuna uyumu ve kent yaşamına katacağı zenginlik nedeniyle tercih edildi. Kocaoğlu’nun seçim bildirgesinde yer alan beş tramvay hattı arasında ayrıca Narlıdere-Urla ve Bayraklı Ozan Abay Caddesi-Haydar Aliyev Caddesi-Bornova Meydanı tramvay hatları da var. Bu hatların proje yapımına da 2010 yılı ve 2011′de başlanacak.

Süreç nasıl işleyecek?

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde tramvay hatlarının projeleri hazırlandıktan sonra güzergahlar da kesinleşmiş olacak. Ardından Büyükşehir, olumlu ÇED raporu için Çevre İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunup ÇED raporu alacak. Ardından hatların uygulama projeleri ve fizibilite raporları hazırlanıp Devlet Liman Havayolları İşletmeleri’ne (DLH) gidecek. DLH onayı alındıktan sonra dış kredi için DPT’ye ve kefalet için de Hazine’ye gidecek. Tüm bu onaylar alındıktan sonra uygun koşullu dış kredi aranacak. Bulunması halinde yapım ihalesine çıkılacak. Eğer finansmanı belediye kendi öz kaynakları ile karşılama kararı alırsa uygulama projeleri ve fizibilite raporları hazırlandıktan sonra diğer safhalara gerek kalmaksızın direkt yapım ihalesine çıkılabilecek.
Devamını görmek için tıklayınız !Karşıyaka-Mavişehir tramvay hattı projesi bu ay DPT’ye sunulacak

İzmir için su arayışı

8 Ocak 2010 Cuma

İzmir’in ve çevre yerleşimlerin susuz kalmaması için yeni kaynak arayışlarına giren İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2004 – 2009 yılları arasında 177 kuyu açtı. Bu kuyuların 143 adedi çevre yerleşimlerde, 34’ü ise metropole hizmet etmek için açıldı. Yeni kuyuların devreye girmesi ile birlikte günde 111 bin, yılda ise 40 milyon metreküplük su kaynağı devreye alınarak çevre yerleşimlerde özellikle yaz aylarında yaşanan su kabusu son buldu. Küresel ısınma nedeniyle geçtiğimiz yıl sıkıntılı bir dönem geçiren İzmir’de ise toplam 34 yeni kuyu açılarak günde 112 bin, yılda 41 milyon metreküplük ek su rezervi elde edildi. Böylece 2009 yılı verilerine göre yılda 185 milyon metreküp suyun tüketildiği İzmir’e, yüzde 22 oranında ilave su kaynağı yaratılmış oldu. Menemen havzasında açılan kuyular işletmeye alınırken; Halkapınar, Bornova ve Sarıkız havzalarındaki kuyular ek rezerv olarak tutuldu. Menderes’te açılan 8 kuyunun işletmeye alınması için çalışmalar ise sürüyor.

2010’da 47 milyon metreküp daha su geliyor
2009 yılının başından bu yana yağan yağışlarla Tahtalı Barajı’nın seviyesinin arttığını ve yılı sıkıntısız bir şekilde tamamladıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Ancak küresel ısınmanın getirdiği kuraklık nedeniyle önlemlerimizi almaya devam ediyoruz. Yeni açtığımız kuyuları ek rezerv olarak tutarken, Tahtalı Barajı’nın su seviyesini artırmak için Ayrancılar bölgesi ile Menderes bölgesindeki kuyulardan baraja saniyede 500 – 600 litre, yani günde ortalama 47 bin metreküp ilave su taşıyacak 2.1 milyon TL’lik yatırıma başlıyoruz” dedi. Geçtiğimiz yıl su tutmaya başlayan Gördes Barajı’ndan en kısa sürede kente su kazandırmak için Manisa Nuriye’de kuracakları Sarıkız İçme Suyu Arıtma Tesisi için bu ay ihaleye çıkacaklarını kaydeden Başkan Kocaoğlu, “Arıtma tesisinde günde 130 bin metreküp su arıtılacak. 2010 yılı sonunda bu hattan kente yılda 47 milyon metreküp su verilmeye başlanacak” diye konuştu. Çevre yerleşimlerde yaşanan su sıkıntısına da değinen Başkan Kocaoğlu şöyle devam etti: “Yaptığımız tespitlerde, pek çok çevre yerleşimlerde kaynakların kuruduğunu, kuyuların yetersiz kaldığını ve özellikle yaz aylarında vatandaşların su sıkıntısı çektiğini tespit ettik. Bu sıkıntıların giderilmesi için 2005 yılından bu yana bu bölgelerimizde yüzlerce kuyu açtık. Açmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar açtığımız kuyular için yaklaşık 12 milyon TL’lik bir harcama yaptık” dedi.
Devamını görmek için tıklayınız !İzmir için su arayışı

İzmir'e bir yıl daha metro yok...

29 Aralık 2009 Salı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD'nin ortaklaşa yaptığı Aliağa-Menderes hattının metro standartlarına çıkarılmasını öngören hafif raylı sistem projesi 2010’a kaldı

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD'nin ortaklaşa yaptığı 79 kilometre uzunluğundaki Aliağa - Menderes Cumaovası Banliyö Hattı'nın metro standartlarına çıkarılmasını öngören hafif raylı sistem projesi, 2010'a kaldı. TCDD'nin Büyükşehir Belediyesi'ne, üstüne düşen yükümlülükleri tamamlaması için tanıdığı süre 15 Aralık'ta sona erdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi 3 hafta önce TCDD'ye üçüncü süre uzatımı için yazı yazarken, geçtiğimiz hafta başı Ankara'da çeşitli temaslarda bulunan Başkan Kocaoğlu, ziyaret ettiği TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile süre uzatımı konusunda anlaştı. Karaman-Kocaoğlu görüşmesinde hızlı tren projesindeki süre uzatımı gündeme geldi. Edinilen bilgilere göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi yaklaşık 3 hafta önce TCDD'ye gönderdiği yazıda kalan işlerin tamamlanması için ek süre talebinde bulundu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman arasındaki görüşme sırasında süre uzatımı konusunda mutabakat sağlandı, fakat anlaşma henüz kağıda dökülmedi. Önümüzdeki hafta içinde Büyükşehir Belediyesi'nin süre uzatım talebinin TCDD Yönetim Kurulu Toplantısı'nda görüşülüp karara bağlanmasının ardından sürenin kesinleşeceği öğrenildi. Belediyenin ne kadar süre istediği ve Kocaoğlu-Karaman arasındaki görüşmede de ne kadarlık bir süre üzerinde mutabakata varıldığı yetkililer tarafından açıklanmadı. Ancak, Büyükşehir Belediyesi'nin TCDD'den istediği sürenin 2010 sonuna kadar olduğu ileri sürüldü. Büyükşehir Belediyesi'nin yeni süre uzatım talebi ile projenin bitim tarihi de 2010'a sarkmış oldu. TCDD Yönetim Kurulu toplantısı sonrası süre uzatımı ile ilgili resmi yazının Büyükşehir Belediyesi'ne gönderileceği öğrenildi. Büyükşehir ile TCDD arasında 27 Mart 2005 tarihinde imzalanan protokol uyarınca 79 kilometre uzunluğundaki hattaki çalışmalar 2007 yılı Mart ayında tamamlanması öngörüldü. Büyükşehir, yer teslimlerinin geç yapılması, ihale iptalleri ve olumsuz zemin koşulları nedeniyle

2007 Mart ayında bitirilmesi öngörülen işleri zamanında tamamlayamadı. Büyükşehir Belediyesi'nin süre uzatımı için yaptığı başvuru üzerine 31 Ocak 2009'a kadar ek süre tanındı. Fakat aradan geçen süreçte işler yine bitmeyince Büyükşehir Belediyesi ikinci kez süre uzatımı için gerekli girişimlerde bulundu. TCDD, Büyükşehir Belediyesi'ne 15 Aralık 2009 tarihine kadar ek süre tanıdı. Gelinen noktada ise İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi sorumluluk alanındaki işlerin yüzde 90'ını tamamladı. Hızlı tren projesinin hizmete sokulacağı zaman konusunda bugüne kadar çeşitli kereler tarih veren Kocaoğlu, Aliağa Menderes Demiryolu Hattı'nın metro standartlarına çıkarılmasını öngören proje için 2009 sonunu, sözleşmesi iki kez feshedildiği için yapımı yarım kalan Üçyol-Üçkuyular Metro Hattı için ise 2010 yılını işaret etmişti. YILDIRIM UYARMIŞTI Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Demiryolları ortaklığı ile yapımı süren Aliağa- Menderes Hafif Raylı Sistemi'nin 2010'da devreye girmesi gerektiğini söylemişti. Yıldırım, "TCDD bu projeyle ilgili ortaklık olarak tüm vecibelerini yerine getirmiştir, hazırdır. Belediye tarafında eksik işler var, maalesef bir yıllık gecikme var. Bu hat 2010 içerisinde başlangıçta Körfez'in Güney daha sonra Kuzey kesimi olmak üzere hizmete girecek. Bunda kararlıyız. Daha fazla gecikmesine rıza gösteremeyiz" demişti. 165 MİLYON DOLAR HARCADI TCDD ve DLH da kamulaştırma hariç bugüne kadar 79 kilometrelik hatta 165 milyon dolarlık yatırım yaptı. 79'u gidiş 79'u da geliş olmak üzere Aliağa'dan Menderes Cumaovasına kadar olan 158 kilometrelik demiryolu ağı baştan aşağı kontrolden geçti. Hattın 45 kilometrelik bölümü tamamen yenilendi. TCDD ayrıca hattın elektrifikasyon, sinyalizasyon ve telekomünikasyon işlerini de yaptı. Elektrifikasyon işleri İspanyol kredisiyle, sinyalizasyon işleri ise Japon kredisi ile tamamlandı. Ayrıca Alsancak Garı'na sinyal kumanda merkezi kuruldu. TCDD tüm bu çalışmaları 2004'de tamamladı.
Devamını görmek için tıklayınız !İzmir'e bir yıl daha metro yok...

İzmir kayıkları karada çürüyor iddiası

1 Aralık 2009 Salı

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2005 yılında hayata geçirilen İzmir Kayıkları Projesi çerçevesinde yapılan 13 İzmir Kayığından 5'inin karada çürümeye terk edildiği, denizde bulunan 7 tanesinin durumunun da iyi olmadığı iddia edildi. Gemi Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Emrah Erginer, yaptığı açıklamada, 2005 yılında 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneğinden Osman Erkut'un önderliğinde İzmir Kayıkları Projesi'nin İzmir Büyükşehir Belediyesine sunulduğunu, oda olarak projede yer aldıklarını ve İzmir Kayığı'nın gövde tasarımını gerçekleştirdiklerini söyledi.

İzmir Kayığı 1880 yılından kalma orijinal formu bozulmadan gerçekleştirildiğini ve 13 İzmir Kayığı'nın inşa edildiğini anlatan Erginer, bu kayıklardan bir tanesinin de küçük EXPO çerçevesinde Tayland'da açılan ''Türk Bahçesi''nde sergilenmek üzere Tayland'a hediye edildiğini kaydetti.
İzmir'de bulunan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketleriyle ilçe belediyeleri tarafından yaptırılan 12 kayığın durumunun iyi öne süren Erginer, şunları söyledi: ''İzmir Kayıkları Projesi'nin son durumu bizleri çok üzüyor. Bu kayıkların bir kısmı karada çürümeye terk edilmiş durumda. Her yıl bu kayıkların unutulmaması için İzmir Kayıkları Yarışması düzenliyoruz. Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz yarışlara meslek odaları, üniversiteler, sivil toplum örgütlerinden katılımcılar oldu. Ama İzmir kayıklarından sadece 7'si yüzebiliyor, 5 tanesi karada.
Akıbetleri ne olacak belli değil, diğerlerinin yanında öyle bekliyorlar. Biz belediyeden büyük özveriyle başlattığı projeyi devam ettirmesini, bu kayıkların yaşaması adına tamamının bakım ve onarımının yapılmasını istiyoruz. Bu kayıkları İzmir halkının kullanması hedeflenmişti, unutulmuş olan kayıkların tamamının yüzmesini istiyoruz.''
TARİHTE BİLE UNUTULMUŞ
Gemi Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nin gelecek yıl 20. kuruluş yıl dönümünün kutlanacağını ve bu kutlama programında yapılacak yarışlarda kayıkların tamamını denizde görmek istediklerini belirten Erginer, şöyle devam etti: ''Maalesef ülkemizde yaşanan sıkıntıların başında projelerin yaşatılamaması geliyor.
Proje hazırlıyorsunuz, gerçekleştiriyorsunuz, özveriyle çalışıyor, emek veriyor ama proje sürdürülemiyor ve unutuluyor. Projenin tadına varılıyor ve sonra da unutmaya başlıyoruz. İzmir Kayığı zaten tarihte unutulmuş bir kayıktı. 1880 yılında 1930-40'lı yıllara kadar yaşamış, ama biz İzmir Kayığı'yla ilgili yazılı belgeler arasında bir belgeye ulaşamadık. Fransız ve Amerikalıların çizdiği eskizlerden orijinal formu yakaladık.
Unutulmuş olan İzmir Kayığı 2005 yılında yeniden doğmuştu, bu kayıkları yine niçin unutalım? 12 kayık yaptırılmış, 12 kayığın yüzmesi, bağlama iskeleleri, rıhtımının ayarlanması gerekiyor. Özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz İşletmeciliği Yüksek Okulu Güverte ve Makine Bölümü öğrencilerinin, kayıkların yaşatılmasında büyük emeği var. Belediye antrenörü Erdem Kaçka'nın büyük emeği var; meslek örgütleri üyelerine gruplar halinde ücretsiz kurslar veriyor.''
SAHİPLİK SORUNU OLABİLİR
Emrah Erginer, yüzmekte olman kayıkların durumunun da iç açıcı olmadığını, sahiplik durumuyla ilgili sorunlar olabileceğini düşündüklerini ifade etti. Kayıkların bir kısmının belediye şirketleri, bazılarının da ilçe belediyeleri tarafından yaptırıldığını belirten Erginer, bu kayıkların, belediyenin deniz ulaşımını düzenleyen İzdeniz şirketi çatısı altında toplanması ve belediye şirketinin bu kayıkları sahiplenmesi gerektiğini kaydetti. Erginer, ''kayıklar yapılırken ihale süreçleri oldu. Yapılan tekneler belediye şirketleri, ilçe belediyeleri tarafından satın alındı. Şimdi bu durumdalar.
Teknelerin içinde bulundukları durumlar kalbimizi parçalıyor'' şeklinde konuştu. 360 Derece Tarih Araştırmaları Derneğinin bir başka projesi olan İstanbul Kancabaşı Alamana Tekneleri Projesi'nin İzmir Kayıkları Projesi'yle bağlantısı da olduğunu belirten Erginer, şöyle devam etti:
YARIŞTIRACAĞIZ
''İstanbul Kancabaşı'nın projelendirmesinde yine biz çalıştık. Bunlar da İstanbul'un unutulmuş kayıklarıydı. Birkaç tane Koç Müzesi'nde, ayrıca birtakım koleksiyonlarda vardı. Biz de İstanbul Kancabaşları ile İzmir Kayığı'nı yarıştırmayı hedeflemiştik.
İstanbul Kancabaşı Urla'da tasarladık, ancak denize indirilemedi, karada baş bodoslaması yarılmış bir durumda duruyor. Bu da kalbimizi parçalıyor. Biz denizci insanlarız, emeğimizi profesyonelce veriyoruz, ekmeğimizi örgütümüzdeki insanlar gibi denizden kazanıyoruz. Bu yarım projeler sevgilinin bir şekilde terk edilmesi gibi geliyor bize.
5 İzmir kayığı'nın atıl terk edilmiş olması bizi çok üzüyor.'' Emrah Erginer, kendilerinden bir yardım istenmesi durumunda her türlü desteği vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi. Bu arada İzmir Büyükşehir Belediyesi, konuyla ilgili görüş belirtmedi.
Devamını görmek için tıklayınız !İzmir kayıkları karada çürüyor iddiası

Harmandalı'daki çöplük 2 yıl içinde kapatılacak

23 Kasım 2009 Pazartesi

Harmandalı'daki çöplük 2 yıl içinde kapatılacak

Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, çöp bertaraf tesisi yerinin henüz belli olmadığını söylerken, bürokratlarının Bornova Gökdere yakınlarındaki 2 ayrı yer üzerinde çalıştıkları öğrenildi
--------------------------------------------------------------------------------
ERTAN GÜRCANER (HABER MERKEZİ)
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu üyeleriyle basın kuruluşlarının temsilcilerine verdiği yemekte, Çiğli ve Karşıyaka olmak üzere kentin bir çok kesiminde sıkıntı yaratan Harmandalı Çöp Deponi Alanı'nın herhangi bir aksilik olmaması halinde en fazla 24 ay içinde kapatılacağını söyledi.
Kocaoğlu, "Harmandalı Çöp Depolama Alanı'nın kaldırılması projesinde sonuca her gün biraz daha yaklaşıyoruz. Esas itibariyle çöplerin ayrıştırılması ve bertarafı üzerinde çalışmaktayız. Bu konudaki alan çalışmalarımız da sürüyor. Bertaraftan sonra ortaya çıkacak, hiçbir işe yaramayacak ama çevreye de zarar vermeyecek dolgu malzemesi hüviyetindeki atıkların dökülmesi için de ayrı bir alan çalışmamız söz konusu. Bunlarla ilgili ÇED ve izin süreçlerini takip ediyoruz" dedi. Kocaoğlu, şu ana kadar tesislerin nereye yapılacağı konusunda netleşmiş bir yerin söz konusu olmadığını belirtti.
ENERJİ ELDE EDİLECEK
Projeye göre evsel atıklardan oluşan çöp, önce kurulacak ayrıştırma tesisine dökülecek. Burada ekonomiye yeniden kazandırılabilecek atıklar ayıklandıktan sonra kalan atıklar inşa edilecek ikinci bir tesiste çürütülecek. Çürütme sonucu elde edilen gaz, elektrik enerjisine dönüştürülecek. Enerjinin bir bölümü tesisin kendi ihtiyacını karşılayacak, kalanı şehir şebekelerinde kullanılacak. Bu tür tesislerde yatırım maliyeti olarak en büyük problem olan yakma sonucu ortaya çıkan gazı temizleme üniteleri de son teknolojiyle kurulacak. Yakma sonucu ortaya çıkan ve biyolojik aktivitesi olmayan az miktardaki atık ise Torbalı'da Orman Genel Müdürlüğü'nden tahsisli alanda depolanacak. Tesislerde günlük 2 bin 500 ton çöp işlenecek.
Daha önce çöp ve çamurun bertarafını tek proje olarak değerlendiren Büyükşehir Belediyesi, şimdi çöp ve çamurun bertarafını iki ayrı proje olarak ele alacak. Buna göre çamur tesisi, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde kurulacak. Atıksu tesisinden çıkan 600 ton çamur da kurulacak çamur bertaraf tesisinde kurutulup çürütülecek. Böylece günlük arıtma tesisinden çıkan 600 tonluk hacmin, 60 tona kadar indirilmesi mümkün olacak. Projeye göre arta kalan atıklar da dolgu malzemesi olarak kullanılacak.
Her iki bertaraf projesinin de hangi teknoloji ile hayata geçirileceği konusundaki son kararı Aziz Kocaoğlu ve bürokratları verecek. Bu konuda karar verilirken geriye en az atık bırakması ve işletme maliyeti belirleyici olacak. İhale öncesi şartname hazırlıklarının halen devam ettiği her iki çevre projesi için Büyükşehir Belediyesi çalışmalarını tamamladıktan sonra ihaleye çıkacak.
Her iki projenin de hayata geçmesi ile birlikte gerek Harmandalı Çöp Deponi Alanı'ndan gerekse Çiğli'de Büyük Kanal Projesi kapsamında inşa edilen atıksu arıtma tesisinde çıkan çamurdan çevreye yayılan pis kokunun da önüne geçilmiş olacak.
ÇALIŞMALAR İKİ YERE ODAKLANDI
Harmandalı Çöp Deponi Alanı'nın kapatılmasıyla kentteki evsel atıkları bertaraf edecek tesisin nereye kurulacağı konusunda çalışmaların 2 yere odaklandığı öğrenildi. İZSU bürokratları, Bornova Gökdere köyünün üst kesiminde Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü asfalt plenti şantiye tesisinin arkasındaki hazineye ait alanla, aynı güzergahta bulunan Hurdacılar Sitesi inşaatının yanındaki arazi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.








Devamını görmek için tıklayınız !Harmandalı'daki çöplük 2 yıl içinde kapatılacak

 
 
 

Görüntüleme Sayısı

Slayt (İZMİR RESİMLERİ)

İzmir haritası


taksi durakları

İZMİR TAKSİ DURAKLARI A B C Ç E
F G H I J
TELEFON NUMARALARIK L M N O
Aranan semtin ilk baş harfini işaretleÖ P R S Ş
BUL tıklatınT U Ü V Y
Z
İZMİR Alan kodu 232